KİTAPLAR
SUT SIĞIRCILIĞI-YETİŞTİRME
SIGIR BESICILIGI
KEÇİCİLİK
KOYUNCULUK
BROSURLER
SÜRÜ YÖNETİMİ
BİLGİ NOTLARI
ÖĞRENCİ ÇALIŞMALARI
VIDEOLAR
SÜRÜ YÖNETİMİ

 

Süt Sığırcılığında Sürü Yönetimi

Doç.Dr.Serap GÖNCÜ

 Bir süt sığırcılığı işetmesinde sürü yönetimi yavrunun doğumundan başlayıp, dana, düve ve inek oluncaya kadar ki aşamalarda yapılması gerekenleri kapsamaktadır. 

Sürü yönetiminin amacı, hayvanların rahat ve konforunu da dikkate alarak sürüyü bir iş adamı yaklaşımıyla yönetmektir. Bu bakış açısıyla sürüdeki hayvan sayısına bağlı olmaksızın, bu hayvanlara ait veriler toplanır, değerlendirilir, işletmeye yönelik kararlar alınır ve uygulanması sağlanır. Böylelikle sürü yönetimi hiçbir zaman sonlanmayan bir döngü şeklinde devam eder. Hedefleri belirleme, kaynakları tahsis etme, planlama, uygulama, değerlendirme ve gözden geçirme ile ilgili konularda yöneticinin kararları işletmenin başarılı ya da başarısız yönetilmesine neden olacaktır.

Bir süt sığırcılığı işletmesinde sürü yönetimi, yavrunun doğumundan başlayıp, dana, düve ve inek oluncaya kadar ki aşamalarda yapılması gerekenleri kapsamaktadır.

Sürü yönetiminin amacı, hayvanların rahat ve konforunu da dikkate alarak sürüyü bir ekonomik süreklilk bağlamında ve serbest rekabet ortamında başarılı bir şekilde yönetmektir. Bu bakış açısıyla sürüdeki hayvan sayısına bağlı olmaksızın, bu hayvanlara ait veriler toplanır, değerlendirilir, işletmeye yönelik kararlar alınır ve uygulanması sağlanır. Böylelikle sürü yönetimi zincirleme devam eden bir döngü şeklinde devam eder. Bir sürünün  süt sığırcılığı bilimsel kriterlerine göre başarılı kabul eidlmesi buzğılama aralığının 12 ay olması ile ölçülür diğer tüm ölçekler bu veriyi sağlamada etkili olduğu için bir işletmenin buzağılama aralığı ekonomik başarıyı gösteren bir kiter olması ile büyük önem arz eder. 12 aydan ne kadar uzaklaşırsa o kadar hata var demek olup. 12 ay ideal değere ne kadar yakın ise o kadar doğru uygulama var demektir.

 Doğum

Doğum öncesi doğum sırası ve doğumdan hemen sonra olmak üzere 3 aşamada bu dönem ile ilgili kararları zamanında ve uygun şekilde yapılması gerekir. Öncelikle işletmenin uygun özeliklte ve yeter sayıda doğum bölmesine ihtiyaç söz konsudur. 100 sağmala sahip bir işletmenin gereksinim duyacağı bölme sayısı biyolojik kriterler ve 10 gün süreyle bölmede kalacağı esaından hareketle 4 olarak  hesaplanacaktır. Ancak doğumlarda mevsimsel yığılmalar söz konsu ise bu sayısı artırmak veya doğum bölmesinde kalma süresini kısaltmak gibi idari uygulamaları dikkate almakta fayda vardır.

 Doğum Sonrası Yavrunun Bakımı

Doğumdan hemen sonra buzağının ağız ve burnunda yer alan mukozların (sıvıların) temizlenmesi, Yavrunun kurulanması ve normalde annenin doğumdan sonrası kalkıp yavruyu yalayarak kurutması gerekir. Ancak u herzaman yetre düzey ve gerekli zamanad gerçekleşmeyebilir. Böyle anlarda yavrunun üzerine az miktarda kepek, yem dökülerek yalaması motive edilebilir.  Eğer doğum zorlu geçmiş ve anan yorgun düşmüş ise temzi bir havlu,  kuru saman, sap İle yavru kurutulmalıdır.

Yavruya göbek bakım uygulaması yapılmalıdır. Yavrunun göbeğine tentürdiyot dökülüp, bağlanıp kesilerek göbek bakımı kısa sürede yapılarak  yavrunun hastalık kapması önlenmelidir. Bu işlerden hemen sonra anadan kolostrum sağılarak buzağıya kontrolü şekilde içirilmelidir. Doğumdan hemen sonra buzağı annein doğum bölmesi karşısında yer alan bireysel buzağı barınağına alınmalıdır.  
 

Buzağı Bakımı

Sığır sürü hayvanı olup entansif işletmelerde yaşamı boyunca sürekli değişik gruplarla sürü halinde yaşar. Bu nedenle buzağılık döneminde de küçük gruplar halinde barındırmak gerekir. Ancak son yıllarda sağlık koruma ve hastalıkların yayılmasını engellemek amacıyla bireysel bölmeler yaygınlaşmıştır. Buzağıların, doğumdan başlayıp sütten kesilinceye kadar diğer hayvanlardan ayrı ve belirli mesafede tutulması gerekir. Buzağılarn doğumdan sonra buzağılığa ayrılmadan önce numaralanmış olması gerekir. Bu amaçla işletme numarası ve damızlık sığır yetiştiricileri birliği numarası mutlaka vurulmalıdır.

 İlk 3 günde annesine yakın bölmede kolostrum almasına dikkat edilmelidir. Üçüncü günden sonra işletmenin buzağı büyütme programına göre süt içirme programına dahil edilmelidir.

Boynuz Köreltme: Buzqğılar sütten kesilmeden önce boynuzları köreltilmiş olmalıdır. Süüten kesilmeden 1-2 hafta önce elektrikli bıoynuz körelticiler kullanılarak yapılması en yaygın uygulamadır.

Genç Hayvan Bakımı

 Sütten kesim sonrası genç hayvanlar erkek ve dişi olmk üzere iki gruba ayrılarak genç hayvan bölmelerine alınmalıdırlar. Bu süre içinde, hayvanları benzer yaş ve cüsse gruplarına göre ayırarak barındırmak sürü içi kavgalar ve dengeli besleme sağlanabilmesi açısından önemlidir. Bu gruplamanın yapılamadığı sürülerde, büyük danalar, küçüklere yem yedirmecek ve sürü içinde kavgalar ile yaralamalara neden olacaklardır. Bu dönemlerde yine düve yetiştirme programları çerçevesinde rasyon hazırlamak ve kontrol tartımları, kondüsyon takibi ile gelişmeyi yakından takip etmek büyük önem arz etmektedir.

İlk çiftleştirme yaşı

Genç hayvanların ilk çiftleştirieceği zamana karar verirken yaşı, cidagosu ve ağırlığı ile kondüsyonuna bakılarak karar verilmesi gerekir.

 Tohumlama  işleri

Bu konudadüvelerin yaşı, cidagosu ve ağırlığı ile kondüsyonuna bakılması ineklerin ise buzağılama tarihinden sonraki 3. kızgınlığa kadar beklendikten sonra aşım yaptırılmasına izin verilmesi en doğru  yaklaşımdır. Tohumlama konusunda da planlı çiftleştirme yapılması gerekir iken bu konu göz ardı edilmekte ve sürüde yaşanan problemler artmaktadır. Günümüzde isletmelerde kullanılacak boğanın/ spermanın seçimi konusunda bilinçli yol izlenmesi zorunluluk haline gelmistir. Sürüdeki bir özelliğin iyileştrilmesi yonunde seçim yapılırken diğer özellikleri dikkate alarak katrar vermek gerekir. Boğa secimi konusunda isletmelerin kendi koşulları için uygun tercih yapmaları ve boğa secim amaçlarının ekip çalısması yapılarak net olarak  ortaya konulması gerekir. Bu konuda yapılacaklar aşağıdaki başlıklar halinde özetlenebilir.

1. Seçilecek boğanın isletmeye ne yönde katkı sağlayacağının belirlenmesi

2. Boğanın düvelerde mi yoksa ergin ineklerde mi kullanılacağı

3. Surude elde edilen dişilerin kullanım amacı

4. Elde edilecek erkek buzağıların kullanım amacı

5. İsgücü olanakları

6. Yem kaynakları, çevre şartlarının durumu

7. Seçilen boğanın sürü özelliklerinden hangisine ne yöde katkı sağlayacağı gibi temel sorulara cevap verilmesi ile secimde uzerinde durulacak temel kriterler belirlenmis olacaktır.

 Kuruya çıkarma

İneklerin normalde 305 gün sağılmaları ve 60 gün saılmadan dinlenmesi istenir. Yüksek süt verimli inekler kuruya çıkartılırken, birkaç gün öncesinde yem ve su miktarı kısıtlanıp s,üt evrimin bir mniktar daha düşmesi beklenerek kuruya çıkarılmalıdır. Bu düşüşten sonra sağıma son verilerek kuruya çıkarılabilir. Bu dönemde, meme içi antibiyotik uygulaması gibi koruyucu hekimlik ugulamaları da ihmal edilmemelidir. Kuruya çıkan inekte kondüsyon kontrolü yapılmalı doğumu yaklaşan kurudaki ineğin sonraki laktasyon yavru gelişimi ve buzağılama sonrası metabolik hastalıklara karşı korunması için doğuma 2 hafta kala hazırlık dönemine başlanmalıdır.  Kurudaki ineklerin harekete  ihtiyacı vardır ve bu sağlanmalıdır. Çamur ve gübre özellikle meme için hastalık etkenlerini taşıdığı için çevre temizliğine dikkat edilmelidir. Sıcak mevsimler için yeteri kadar gölgelik ve havalndrıma olanakların sağlanmış olduğundan emin olunmalıdır.


Sağmal inekler

Sağılan inekler işletmenin üretken hayvan grubunu oluşturmakta olup  bu hayvanların, süt verimleri, yem tüketimleri ve doğumdan sonraki kondüsyon durumları yakından takip edilmelidir. Sürü yönetiminde kullanılan bilgisayar programları bu konuda pek çok kolaylık sağlamakta olup bireysel ve günlük takibe imkan vermektedir. Bilindiği üzere buzğılama sonrası inek buzağısını beslemek amacıyla yüksek miktarda besin maddesini içeren sütü vücüdundan dışarı atmaktadır. Bu besin maddelerinin hayvanın kısıtlı rumen kapasitesi ile karşılanması mümkün olamadığından hayvan bunu vücudundaki stokları kullnarak karşılama eğilimindedir. Bu nedenle bu dönemde sürekli olarak kilo kaybeder. Bu dönemdeki kilo kaybı kontrol altında tutulamaz ise hastalık, süt verimi düşüşü ve  hayvan kayıpları olarak yetiştricibnin karşısına çıkar. Bu nedenle bu dönemin yakın takip altında geçirilmesi gerekir. Sağılan ineklerde yemleme, süt verimine göre yapılmalıdır. Bu amaçla entansif işletmelerde grup saysının artıracak uygulamalar büyük kolaylık sağlar. Ancak böyle bir imkan yoksa işletmede çalışanlara daha çok iş düşmekte buda kayıplara neden olabilmektedir. Bu dönemde diğer bir önemli uygulamada kızgınlık takip programı olup kızgınlık tespiti için bilgisayar programı kullanılmıyorsa günde 4 kez kızgınlık kontrolü ve yakından takip edilecek olanların listesi ile ahır içinde ikincil belirtilere göre kızgınlık kontrolü yaparak kontrol süresini uzatmakta fayda vardır. Özellikle sıcak aylarda kzıgınlık belirtileirnin günün serin saatlerine kaydığı dikkate alınacak olursa normal mesai anlayışı içinde kzıgınlıkların tespitinde yeter başarı sağlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.

 Bir ineğin iki doğum arası süresi bu uygulamalardaki başarı ile belirlenir. Bu nedenle bir işletmenin buzağılama aralığı 12 ayı geçmiş ise sürü yöentim kararlarını ve uygulama şeklini yakından incelemesinde fayda vardır.

Ayda bir ineklere ait süt verim kayıtları alınarak inek tanıtma kartına işlenmeli ve uygun laktasyon süt verimi metodu kullanılarak laktasyon süt verimi, laktasyon süresi gibi damızlık özellikler gibi önemli veriler tespit edilmelidir.

Sağmal hayvanlarda özellikle yüksek verimli olanlarda ayak problemi riski yüksek olup tırnak bakımı ihmal edilmemelidir.  Ancak ileri gebe olanlarda tırnak kesimi rsikli bir iş olup ancak veteriner hekim tarafından ve zaruri ise yapılmalıdır.

 Kayıtlar

İşletmenin kapasitesine göre uygun bir kayıt sistemi mutlaka kurulmuş olmalıdır. Sürü yönetiminde doğru kararlar verebilmek ve sürü ıslahı yapabilmek ancak sürü ve hayvanlara ait doğru ve yeterli bilgiye sahip olmakla mümkündür. İşletmede tutulacak kayıtlar ve çeşitleri değişkenlik gösterebilirse de doğum, aşım, süt kontrolü, besleme,  ve ölüm ve sağlık uygulamalarını içeren bilgileri sağlayacak şekilde bir kayıt sistemi kullanılması amaca hizmet edecektir. Bu kayıtların tutulmasından ziyade bu kayıtlardan gerekli bilgilerin hesaplanabilmesi ve hesaplanan bilgilerin sürü idaresinde kullanımı ile başarılı süt sığırcılığı yapılabileceği için kayıt tutme ve değerlendirme konusu detaylı bilgi gerektiren bir uygulamadır.                       

Sığırlarda Döl Verim Özellikleri

Bir işletmede döl verim düzeyini gösteren ölçütler şunlardır:

İlk buzağılama yaşı: İneklerin ilk defa buzağıladığı yaştır. Doğal olarak ilk defa damızlıkta kullanma yaşına bağlıdır. Düvelerin ilkine damızlıkta kullanılma yaşı; hayvanın gelişmesinde, yaşam boyu veriminde ve kondüsyonunda bir gerilemeye yol açmayacağı en erken yaştır.

Bir hayvanın, hayatının her gününe düşen verimin maksimum olabilmesi için, ilk buzağılama yaş ortalamasının 24 ay olması gerekir. Düvelerde ilk tohumlama veya aşım, hayvanlar ergin ağırlıklarının 2/3’üne ulaştıklarında yapılabilir. Ülkemizde yetiştiriciliği yapılan kültür ırkı sığırlardan Siyah Alaca’ların 320-330 kg, İsviçre Esmer’lerinin 325-340 kg ve Jersey’lerin 250 kg canlı ağırlıkta iken ilk defa gebe bırakılmaları önerilmektedir.

 Buzağılama aralığı: Birbirini izleyen iki doğum arasındaki süredir. Buzağılama aralığının, süt sığırcılığında optimum 12 ay olması istenir. Bir sürüde buzağılama aralığı süresi ortalamasının 13 ayı geçmesi durumunda nedenler belirlenip sorunlar giderilmelidir.

 Servis periyodu: İneğin buzağılamasından yeniden döl tutuncaya kadar geçen süredir. Buzağılama aralığının 12 ay dolaylarında gerçekleşmesi için servis periyodunun 70-90 gün olması gerekir. Servis periyodunun 70 – 90 günde gerçekleşmesi içinde inekler doğumdan sonra gözlemlenen ilk kızgınlık yerine, onu izleyen ikinci kızgınlıkta tohumlanmalı ve gebe kalmalıdır.

 Buzağılamadan sonraki ilk kızgınlık: Normal ve sağlıklı inekler, buzağılamadan sonraki 40 gün içinde kızgınlık gösterirler. İlk kızgınlık buzağılamayı izleyen ilk 10 gün içinde görülebilir. Ancak bu ilk kızgınlık her zaman saptanmayabilir. Çünkü işaretleri zayıftır.

 Buzağılamadan sonra ilk tohumlama: İdeal buzağılama aralığı olan 365 güne ulaşılabilmek için tohumlama veya aşımların buzağılamadan sonra olabildiğince erken başlatılması gereklidir. Buzağılamadan sonra her ineğin belli bir süre dinlenip üreme organlarının yenilenmesine ihtiyacı vardır. Normal sağlıklı inekler buzağılamadan sonraki 40. günden sonra başarı ile tohumlanabilir veya boğaya verilebilir. Bununla beraber bu gibi erken tohumlama ve aşımlarda gebelik oranı düşüktür (% 40-50 veya daha az). Buzağılamadan sonra ilk tohumlama veya aşımın 60. gün civarında yapılması halinde gebelik oranı daha yüksek olur (%60 - %70).

 İki kızgınlık arası süre ve tohumlamalar: İki kızgınlık arası süre ortalama 21 gündür. Eğer bir inek yapılan tohumlama veya aşımdan sonra gebe kalmazsa ortalama 21 gün sonra tekrar kızgınlık gösterir. İnek ya da düvelerde kızgınlık sürelerinin başlangıcını saptamak zordur. Kızgınlık süreleri farklı olabileceğinden kızgınlığın ne zaman başladığı iyi bilinmelidir. Kızgınlığın başlangıcı hakkında doğru bir bilgiye sahip olabilmek için iyi ve düzenli kızgınlık kontrolleri yapılması şarttır. İneklerde kızgınlık yaklaşık 18-24 saat sürmektedir. Kızgınlık başlangıcını takip eden 12. ile 18. saatler arasında yapılan tohumlamalar başarılı bir döl verimi için en uygun zamandır.

 Gebe kalma oranı: Buzağılamadan sonraki ilk tohumlama ya da aşımda gebe kalma oranı çiftliğin döl verimliliğini gösteren önemli bir ölçüttür . Gebe kalma oranı, sürü düzeyinde ilk aşım ya da tohumlamada gebe kalanların oranını veren bir ölçüttür. Ancak bu ölçüt; tohum kalitesi, ineğin sağlığı, tohumlama zamanı, sperma taşıma ve tohumlama tekniğine bağlı olarak değişmektedir.

 Gebelik başına tohumlama sayısı: Bir sürüde her bir gebelik için gerekli olan ortalama tohum veya aşım sayısı olup, ideali 1’dir. Ancak, buna ulaşmak mümkün olmaz. Normal ortalama değer 1.3-1.6 olarak kabul edilir. Bu değerin 1.7’yi aşması sürüde üreme gücünün düşük olduğunu gösterir.

 Buzağılama oranı (doğan buzağı oranı): Sürü düzeyinde toplam inek sayısına göre yılda doğan buzağı oranını tanımlar. İyi yönetilen işletmelerde buzağılama oranı % 90'ın üzerindedir. % 80-90 oranı orta, % 80'nin altındaki sürülerde sorun olarak kabul edilir.

 Üreme etkinliği: Bir ineğin gebe kalıp canlı bir buzağı doğurabilme yeteneği üreme etkinliği olarak tanımlanabilir. Sığırların her yıl buzağı vermesi ilkesine göre düzenlenmiş bir ölçüttür. Sürüde inek başına yılda ortalama bir canlı buzağı elde ediliyorsa, üreme etkinliği % 100' dür. Üreme etkinliği için % 75-85 değeri uygun sayılır. Yukarıda anlatılan ölçütlerin ideal koşullar altında optimal değerleri aşağıdaki çizelgede verilmiştir.

 Çizelge1. Sürü Üreme Etkinliği Ölçütleri.

Döl verim kriterleri

Optimal Değer

İlk damızlıkta kullanılma yaşı (ay)

14-16

İlk buzağılama yaşı (ay)

23-26

İlk kızgınlık görülene kadar geçen süre (gün)

<45

İlk aşım için geçen süre (gün)

<70

Servis periyodu (gün)

<110

Buzağılama aralığı (ay)

12,5-13

Gebelik başına aşım sayısı (sayı)

<1,7

İlk aşımda gebelik oranı (%)

60

İkinci aşımda gebelik oranı (%)

80

Üçüncü aşımda gebelik oranı (%)

90

Düşükler (%)

<5

Sonun atılmaması (%)

<8

Metrit (uterus enfeksiyonu) (%)

<10

Yumurtalık kistleri  (%)

<10

 

Başarılı Süt Sığırcılığı İçin

 Bu çalışmada süt sığırı yetiştiricisi için, sürü yönetiminde üzerinde önemle durulması gereken temel konular özetlenmiştir.

 Sağlık Koruma Önlemleri

Süt sığırcılığında sağlık koruma önlemleri, hastalık ve bakteriyel  bulaşıklıktan korunmak için temel önlemler alınması olarak tanımlanabilir. 

Sürüye getireceğiniz yeni hayvanların orijinlerini araştırın. Satın almadan önce o hayvana ait aşı kayıtları ve genel sağlık bilgilerini içeren  sağlık kayıtlarını kontrol edin.

Sürüye yeni  gelecek hayvanları 2 hafta  sürüden ayrı tutun. Bu esnada, bu hayvanları herhangi bir stress veya hastalık belirtileri bakımından gözlem altında tutun.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yıllık besin düzenlemesi planınızı kontrol edin. Bu size yıl içinde hayvan sayısında artış, veya arazivi varlığınızdaki değişikliklere göre yeni plan geliştirmenize olanak sağlayacaktır.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Karlı Büyüme İçin Rehber

    Gelecekte büyümek öncekinden çok daha fazla dikkat ister.  Süt sığırcılığı işletmelerinde bütün yatırımların dikkatlice araştırılması ve ihtiyatlı fiyat kontrolü  kuruluşta hesaplanmalıdır. İşlerini büyütmek isteyen yetiştirici için öneriler aşağıda sırlanmıştır

     

    • Başarıyı etkileyen kritik noktaları ve kontrol metotlarını bilin. İşinizin zayıf ve kuvvetli noktalarını bilin

     

    • Artan kara odaklanın. Sürü büyüklüğü karlılığı etkileyen faktörlerden sadece  birisidir. Pekçok çiftçi sadece maliyeti, verim miktarının artışı ve düşük geri ödemesi olan veya karlı üretim yapamayan  ineklerin  ayıklanması konuları üzerinde durarak daha karlı işletmecilik yapabilmektedirler.

     

    • En büyük geri dönen geliri oluşturan değerlerde artıştır. İnekler, hissedilen en büyük değer artışını gösteren işletme demirbaşı olmaktadır.

     

    • Nakit birikimler borçla edinilen kaynaktan daha ucuzdur.

     

    • Geleceği bir fırsat olarak görün Başarınızı planlayın. Pozitif bakış açısı ve açık fikirli olun yenilikleri öğrenmeye ve uygulamaya  açık olun.

     

    • İşinizi sevin. Sizin ve aileniz için önemli olan şeyleri yapmak için zaman ayırın.

     

    Maliyet Kontrol Yolları

    Yem, işçilik, makine ve bina amortismanı toplam süt maliyetinin ¾ veya 2/3’ünü oluşturmaktadır. Eğer maliyeti kontrol altına almak istiyorsanız aşağıda sıralanan noktalara dikkat edin.

     

    • Girdi temini için  üretici grubu oluşturun. Bütün üreticileri mısırdan semene kadar pek çok girdi kullanmaktadırlar. Bir grup olarak bir araya geldiğinizde daha büyük miktarlarda ve daha uygun fiyata alma şansınız olur.

     

    • Alet ekipmanı mümkün olduğunca ortak kullanmaya çalışın, Ürünlerin ekilmesi ve hasadı için bütün aletlerin satın alınması çok büyük maliyeti gerektirmektedir. Aletlerin paylaşılması ile, üretici kendi yatırım maliyetini  ve amortisman giderini düşürmüş olmaktadır.

     

    • Yayım servisleri  danışmanlığında iş kolunu oluşturmaya çalışın. Uzman ve bu işle uğraşana kişilerin görüşünü olmak ufkunuzu genişletmeye yardımcı olacaktır. Eğer çevrenizdeki birisi üretimini sizden biraz daha ucuza getiriyorsa sebebi konusunda konuşarak fikir geliştirebilirsiniz.
  • DİĞER BİLGİLER